Ana Menü
Ana Sayfa
Köyümüz
Tarihimiz
Kültürümüz
Deyimler
Şiir Köşesi
Cem
Evlilik
Inanç Biçimleri
İnanç önderlerimiz
Doğamız
Coğrafyamız
Haberler
Galeri Bölümü
Telefonlar
Portreler
Forum
Dost Siteler
Hazırlayanlar
Ziyaretci Defteri
Giriş Formu
Kullanıcı adı

Şifre

Beni hatırla
Şifrenizi mı Unuttunuz?
Hesabınız yok mu? Bir tane oluşturun

Şiirler Yazdır E-Posta
Yazar Admin   
Burada köylülerimizin derlediği şiirleri  yayınlıyoruz.



Simdiye kadar siirleri yayinlananlar ise


  • Hasan Günel
  • Abit Günel
  • Solmaz Günel
  • Bayram Kara
  • Yılmaz Bakar
  • Azimet Kara


................................................................................................................


Hasan Günel'den Susuz Köyüm:

Gümüşhane ili Şiran kazası
Çayırda otlanır koyun kuzusu
Serindir yaylası soğuk suları
Benim köyüm susuz yeniköyüm

Başyurdun üstünde oynuyor kızlar
Kayıp ettim yarimi gönül arzular
Hancılar hanında kervanını bekler
Benim köyüm susuz Yeniköyüm

Felek pençesini boynuma vurdu
Gerçeyi saptırıp yalana uydu
Binbir türlü bela hep beni buldu
Benim köyüm susuz Yeniköyüm

Yükkaya başında oturdum kaldım
Nazlı yare bir name yazdım
Erenler için kapını çaldım
Benim köyüm susuz Yeniköyüm

Büyük şehit üstünde ziyaret taşı
Gel otur yanıma ellere karşı
Evde yok ekmeği yiyecek aşı
Benim köyüm susuz Yeniköyüm

Aşık Hasan ,iyem çalarım sazı
Her yıl başkadır baharı yazı
Yıllardır şenlenir Yatağın düzü
Benim köyüm susuz Yeniköyüm


................................................................................................................

Abit Günel'den "Köyüm ve ben":

Çıktım demirciler kalesine yani melidara
Ve aldım karşıma. hasretim, köyümü
Heycan’dan uçacak gibi’yim.
Gazi Hakkı Dede’min, Derelerine

Hemen solunda, Kolama’nın Değirmeni
Yine solunda Zencirler, uçan su
Onun üstünde Sıkkavak Kızıltarla’lar
Sağında Göllüçayır yanında amcamın atelyesi

Dereleri, ve sazakları karış karış bilirim
Ben Dedemin hodağıy’dım bir zamanlar.
Derelerin üstünde, Sazaklar
Üstünde, Ahbunuhlar, hemen sağında koruklar

Koruklardaki ağaçları tek tek bilirdim.
Hanği köme’nin dibinde hanği ot biter onları’da
Hekes bir şeylere aşık olur
Kaptırırlar gönülleri’ni birşeylere

Bense kaptırdım, gönlümü Köyüm sana
Ne olur çok görmeyin bana.
Birazda hasretlikten olsa gerek
O topraklarda açtım gözlerimi.

Onikimde’de ayrıldım sevdiklerimden
Ekmeğini yedim ben de bu toprakların
Atalarımzın  gözelerinden, suyumu içtim.
Kırlarında koşmayı,derelerinde yunmayı

Kıraçlarında,ve ormanlarında ıslıklarla
Türkü söylemeyi Öğrendim
Ben dünyayı köyümden ibaret bilirdim
Koca dünyayı ben köyüm sanırdım

Sanal  gelirdi gerisi bana
Kendimi tutamazdım, kah derelerde kah Karşılarda
Oradan Çatalçama, Mezarlıkları ziyaret edip
Çıkarım Çamlığa Yeniköye bir selam verip,

İnerim kuynunbaşına hemen sağındaki,
Atalarımın yurdu. Kapılıyurda başımı eyer
O heycanla Yukarki bostanlara atlarım
Yerimde duramam, bir soluklanır geçerim

Kaçankıyında durup solda Çerüklere
Sağda parça meşeye ve Kırıntının meşesine bakıp
Dalarım çam kokulu Meşenin içine ve temiz havasını,
Tenefüs edip Çıkarım göllerin başından,kuşların cıvıltılarıyla

Uğrarım harmanlara Babaannemin kavağını ziyaret edip
Aralıktan çeşmenin yanından, usulca ulaşırım evime
Köyün altından vurup üstünden çıkardım yorulmazdım
Ben o toprakların hamurunda Atalarım gibin yetişmeye çalıştım

Abit Günel
.....................................................................................................................

Yeniköy'de Güneşin doğuşu ve batışı

Sabahın seherin’de,kuşluk, vaktin’de Yeniköyde
Yukarı mahallede evin balkonunda, dalarım seyrine
Erüklüğün derelerin ve Karşıki tarlaların.arkasında’ki
Ayana’nın melidarın gıranın Zordaşı’nın ve Ağüne’nin

Sabahla birlikte Kürtçadırların’dan süzülüp gelen
Kızılca parlayan Güneşin, güzelliğini seyrederim,
Mahrur gözlerimle yeni günün doğuşuna takılırım
Kuşların cıvıltıları sarar Yeniköyün her bir yanını

Sessiz ve serin bir edayla yükselir kürtçadırlarından
Yine usulca kürtçadırlarından iner derelerede şavkılanır
Sazaklardan geçip kütüklükte göllüçayra selam verip
Yakıcı ve kavrucu sıcaklığı kızıltarlalarda doruğuna ulaşır

Akşam olunca da Kuzulun arkasından Taşlıyoldan
O muhteşem, kızıllıklar arasında,sesiz ve usulca
Yine o güzel Güneşin batışına kaptırırım kendimi
Severim yeniköyde güneşin doğuşunuda batışınıda

Sonra girerim evime dalarım o sonsuz güzelliklere
Güzel evet herşeyi, hayali bile çok güzel ve özel bize
İşte muhteşem Güneşin doğduğu köy, bizim köyümüz
Ve o muhteşem Güneşin battığı köyde bizim köyümüz
Dağların eteyinde yeşilimsi ormanlar içindeki köy bizim

Şehoğlu Abidin’im elbette bilirim.Pirimin yurdunu
Onların yurdu benimde kutsal ata yurdumdur tabiki
Yadiğardır atam İbrahim Şıhtan dedeme,babama ve bana
Güneşinde dogudan güzel doğup batıdan güzel battığı o köy
Bende o köyün, bir neferi, ve de o toprakların sevdalısı

Abit GÜNEL
.............................................................................................................

Solmaz Günel den

Kuzuluğu gördüm, bir hozan olmuş
Dalda bülbül ötmez, gülleri solmuş
Benim bu köyüme ne haller olmuş

Boynumu büküp büküp ağladım
Gözlerimden yaşlar döküp ağladım
Hıdırın etrafı çimenlidir
Eski suyu vermez yeminlidir

Kurunu eskimiş taşları çürümüş
Boynumu büküp, büküp ağladım
Gözlerimden yaşlar döküp ağladım
Dalda bülbül ötmez gülleri solmuş 

Benim bu köyüme ne haller olmuş 
Gardaş kalk gidelim sılaya doğru. 
 
Ahbunluk kavaklı sazaklar da var 
Hepsi birer birer kıraç olmuşlar 
Çatalçama teker teker dolmuşlar 
Solmaz kalk gidelim sılaya doğru.

NOT. Solmaz Abiden bu şiirin devamını istiyoruz WWW.yenıkoy.bız Duyarligina tesekkür Solmaz abi  (Abit)
.......................................................................................................

Bayram KARA'DAN

Tefik Gardaşıma

Nasıl yazmış, yazan alın, yazını
Düşürdü gurbette, gezdirdi seni
Gurbet açtı, içindeki, sızını
Şu tatlı canından, bezdirdi seni

Karışılmaz, şu feleyin işine
Dolu yağdı, yakalandın kışına
Kendini bilmeden, vurdun başına
Her zaman, her yerde, ezdirdi seni

Ta ezelden, beri candık seninle
Hele o hayalin varya, şu gözlerimde
Acın dağ gibi, şu yüreyimde
Sensizlik ne demek, birde bana sor

................................................................................................................

Duman bağlamış, dağların başını
Sen olda gel, bu dertleri, taşı
Gitti, canımın can, yoldaşı
Yine kan ağlıyor, gözlerimin yaşı

Kara bulut, sarmış gögün, yüzünü
Felek soldurdu, güzel gülümü
Çok erken tattın soğuk ölümü
Gardaşım gardaşım TEFİK gardaşım 

Bayram KARA

................................................................................................................

Yolları tertemiz sanki kasaba
Kırıntı'yla herkes olmuş akraba
İnsanı severler, derler merhaba
Dost insanların yurdu Yeniköy.

Kuzuluğun eteğine dizmiş konağı
Çatısına kurmuş uydu çanağı
Pehlül Dede'nin yurdu ocağı
Böyle bir ermişin, var Yeniköy'üm.

Bağlarında türlü meyve yetişir
Dağlarında bülbül, keklik ötüşür
Pehlül Dede hızır gibi yetişir
Bilge insanların, var Yeniköy'üm.

Kazası Şiran, il Gümüşhane
İçinde vardır züzelli hane
Bağlarında kokar mis gibi nane
Cennetten bir köşe gibi Yeniköy.

Göleti var sanki bir deniz
Çeşmesinden soğuk solar içeriz
Yaz gelende yaylalara göçeriz
Nesillerin köyü, ol Yeniköy'üm.

Köyden giden herkes, olmuş gurbetçi
Kimisi mühendis, kimi marketci
Kimi eğitimci, kimi gazeteci
Okumuş insanların, var yeniköyüm.

Güz gelende herkes göçer gurbete
Alışıklar ayrılığa hasrete
Birde selam gönderirler herkese
Gönül dostu insanların, var Yeniköy'üm.

Bakari'yem bunu yazar bitirir
Herkese selamı dile getirir
Pehlül Dede'ye niyaz yetirir
Ermişlerin köyü ol Yeniköy.

Yılmaz BAKAR
Linkenheim-Karlsruhe

................................................................................................................


KÖYÜM YENİKÖYÜM


Gümüşahane dir ili Şiran kazası
Burğababa eteklerinde
Kurulu orada uzaklarda bir köy
O benim köyüm adı Yeniköy
Etrafı ormanlık boz kırları
Vardır birden çoktur adı
Orda kurulu uzakta bir köy
O benim köyüm adı Yeniköy

Sıkkavak meşe karşıda ağagüne
Çamlık Kapılıyurt Yanıkyayla
Kurulu orada uzaklarda bir köy
O benim köyüm adı Yeniköy

Göllüçayır kuzuluk Akbunluk
Olukların başı Kavaklı Atolukları
Orada kurulu uzakta bir köy
O benim köyümün adı Yeniköy

Unutma erkliği sazakları dereleri
Çatalçam çittoyn çayırları gözeleri
Kurulu orada uzaklarda bir köy
O benim köyümün adı Yeniköy

Karahasan deresi Zencirleri Uçansuyu
Kaçağı sıcakparı Hıdırın soğuktur suyu
Orada kurulu uzakta bir köy
O benim köyüm adı yeniköy

Yaylası var soğuktur başyurt
Kızkalesi Küçükşehit Büyükşehit
Kurulu orada uzaklarda bir köy
O benim köyüm adı Yeniköy

Mehmet Ali kalesi yüktaşı tuztaşları
Esma ana ğözesi köye akar suları
Orada kurulu uzaklarda bir köy
O benim köyüm adı Yeniköy

Soguktur kışı yazı oldukça serin
Sal taşı Çatalçamdır gideceyin yerin
Kurulu orada uzaklarda bir köy
O benim köyüm adı Yeniköy

Azimet KARA'dan 30.09.2005
................................................................................................................

HUZUR KAPISI

Benim özüm aşıkara
Dönemem yolumun eriyim
Hakkın aciz neferiyim
Özüm belli kendim Alevi’yim

Geldim kırklar kapısı
El pençe divana durdum
Niyaz ettim eşiyine
Dize geldim pirimin karşısına

Ey erenler evliyalar
Ezelden ezeli yolum belli
Pirimiz Hacı Bektaşı Veli
Dönen belli dönmeyen belli

Önce içini arındırsana
Biz Cem olduk saf tuttuk
Dara geldik hü çektik
İmam Hüseyini şehit verdik

Allahın her an vardır nuru
Dört kapıdan girmeden
Temiz tut kalbini önce arın
Allah Muhammet Alidir yolun

Yoktur benim arım balım
Gelip geçicidir düna malım
Elbette düşecek toprağa bedenim
Götüreceğim ruhum tek canım

Hak yardım etsin darda kalanlara
Düştüm ateşine yanmışım nara
Hak kulu duvam O iki imamlara
Dört kapı kırkmakam bildim alın huzura

Azimet KARA'dan 01.05.2005
................................................................................................................

HAYAL OLDU

Hani senin Baharın başka
Yazın kışın daha başka
Yaylaların soğuk suları
Nerede karlı dağların

Koyun kuzu meleşmeleri
Kayalarında keklik ötüşleri
Al mora karışmış çiçekleri
Sevenlerin kaş göz edişleri

Gece karanlığında uçuşan
Uğur sayılan böcekleri
Sevenin göz kamaştıran
Kara gözlü uzun kiprikleri

Yarpuz kokan kekik kokan
Derelerin yamaç ve bayırların
Çobanın kaval sesleri
Kara koyunun suya gelmeleri

Hani gülüp eylendiğimiz
Hani şarkılar türküler
Söylediğimiz günlerimiz
Hepsi ruya gibi hayal oldular

Azimet KARA'dan 10.12.2005
................................................................................................................

EKİLMEYEN EKİN’LER

Ekilmeyen tarla biçilir’mi
Harman yerinde döven sürmeden
Samanı buğdaydan ayırmadan
Terini toprağa akıtmadan insan geçinirmi

Örs üstünde çekiçle tırpan döven eller nerede
Nerede ekin tarlalarına yuva yapmış kuşlar
Sap yüklü bağıran arabalar nerede
Nerede tarla orak tutan eller nerede

Hatırlayanlar var mı hona gidenleri
Hona giderim hon diyenleri
Gören varmı bağ bağlayan delikanlıları
Duyan varmı türkü söyleyen genç kızları

Hey benim doğduğum köyüm
Senden hiçbirşey isteyemem
Sana istesemde gelemem
Beni affet beni bağışla diyemem

Ey köyüm senden niceleri geldi geçti
Doyurmasanda aç bırakmadın
Mis kokulu fırından taze çıkmış
Yemesine doyum olmayan ekmekler nerede

Azimet KARA'dan 10.04.2005
................................................................................................................

HAKKIN YOLUNA

Ben bir karibim yol eyledi
Konmadı bülbül gül dalına
Ahu zarı figan zar eyledi
Bahsız bir karibi kül eyledi

Dağlar yol verin ben yolcuyum
Duracak değilim neden hancıyım
Buldum ben hakkikat yolunu
Divaneyim hakkın kuluyum

Sırtımda heybe içinde kuru ekmek
Ne demekmiş insanları sevmemek
Öğrenelim insanlığı sevmeği hürmet
Hepimiz içtik aynı imanı şerbet

Dünyanın nimeti çoktur
Özümü bilirim yolum haktır
Bu dünyanın dikensiz yolu çoktur
Bedenim düşer toprağa olur mezarım

Kapıldım gidiyorum divana
Bağlıyım dinime imanıma
Muhammet nuruna Ali yoluna
Azimkarım merhamet et kuluna

Azimet KARA'dan 20.12.2005

En Popüler Yayınlar
  • Köyümüz
  • Hüseyin Şahintaş
  • Telefonlar
  • Sezai Kara
  • Tarihimiz
Rasgele Bir Resim
volkandan (2).jpg